Enerji Verimliliği ve Aydınlatma Reviewed by Momizat on . VAP Nedir ? VAP, MPM’nin geliştirerek uygulamaya koyduğu bir proje yaklaşımı çerçevesinde ilk uygulaması 1998 yılında Gaziantep ve Denizli illerinde başlatılmış VAP Nedir ? VAP, MPM’nin geliştirerek uygulamaya koyduğu bir proje yaklaşımı çerçevesinde ilk uygulaması 1998 yılında Gaziantep ve Denizli illerinde başlatılmış Rating:
You Are Here: Home » Enerji Verimliliği » Enerji Verimliliği ve Aydınlatma

Enerji Verimliliği ve Aydınlatma


VAP Nedir ?

VAP, MPM’nin geliştirerek uygulamaya koyduğu bir proje yaklaşımı çerçevesinde ilk uygulaması 1998 yılında Gaziantep ve Denizli illerinde başlatılmış olup, giderek yaygılaşarak günümüzde de devam etmekte olan iller düzeyinde Verimliliği Artırma Projelerinin (VAP) kısa adıdır.

Bu projenin en temel özelliği; yerel düzeyde farklı kesimlerle oluşturulan işbirlikleri ile MPM’nin verimlilik artırma amaçlı hizmetlerini yeni yerel sanayi odakları olarak tanımlanan illerden başlayarak ülke düzeyinde daha hızlı ve etkili bir biçimde yaygınlaştırmak ve böylelikle toplumun farklı kesimlerinde verimlilik bilgi ve bilincinin oluşmasına ve yaygınlaşmasına katkı sağlarken, kamu ve özel sektör işletmelerinin verimlilik sorunlarını teşhis ederek çözüm yolları geliştirmek ve projenin uygulandığı illerin verimlilik sorunlarını araştırıp, bu sorunların giderilmesine yönelik geliştirilen önerileri ilgili kesimlerle paylaşmaktır.

Gerekçesi ve Amacı

MPM’nin VAP proje yaklaşımını geliştirmesinde etmen olan faktörlere bakıldığında, bunları MPM’nin kuruluş amacı ve temel görevleri ile de ilişkilendirerek aşağıdaki gibi özetleyebiliriz :

Türkiye, enflasyonla, yoksullukla ve gelir dağılımındaki adaletsizlikle sürekli olarak mücadele ederek yaşam kalitesini yükseltmek, ekonomisini güçlendirmek ve uluslar arası rekabet yeteneğini geliştirmek zorundadır. Bu hedeflere ulaşılmasında kullanılabilecek en sağlıklı kaynak ise tüm alanlarda ve sektörlerde sağlanacak verimlilik artışlarından doğacak ek kazançlardır. Ülke genelinde hemen tüm sektörlerde verimlilik artırmak amacıyla yapılacak çalışmaların getirisi büyüktür. Bir başka deyişle ülkede önemli bir verimlilik açığı bulunmaktadır. Bu açığın kapatılması için çeşitli düzeylerde alınması gereken önlemler tüm hükümetlerin programlarında yer almakta, ayrıca ülkenin kalkınma plan ve programlarında da verimlilik artışlarına yönelik tedbirler ve hedefler bulunmaktadır. MPM verimliliğin artırılması amacıyla yürüttüğü projeleri ve verdiği hizmetleri ile önemli düzeyde bilgi ve deneyim birikimine sahip bir kuruluş olmuştur. MPM, verimlilik artışı sağlamanın öneminin giderek daha fazla anlaşıldığı bu ortamda ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınma sürecine daha fazla ve etkili bir biçimde destek verebilme şansına sahiptir.

Yukarıda özetlenen gerekçeye bağlı olarak geliştirilen projenin amacı aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır : “ İllerde ilgili tüm kesim ve kuruluşların katılım ve desteklerinin sağlanarak, verimliliğin artırılmasına yönelik olarak; kamu ve özel sektör kuruluşlarının üst ve orta düzey yöneticileri ile teknik elemanlarına yönelik olarak verimlilik artırıcı teknik ve yaklaşımlara ilişkin eğitim ve kurslar düzenlemek. Kamu ve özel sektörden seçilecek örnek kuruluş ve işletmelerde verimliliği artırıcı yöntem ve tekniklerin uygulanmasına yönelik danışmanlık hizmetleri vermek, verimlilik ölçme ve izleme çalışmaları yapmak. İlin sosyal, ekonomik ve kültürel yapı ve özellikleri dikkate alınarak yapılacak olan kısa süreli araştırma inceleme çalışmaları ile, ilin verimlilik sorunlarını, kuvvetli ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditlerini belirlemek, çeşitli özel konferanslar, paneller ve radyo-tv programları ile yürütülen halkla ilişkiler ve tanıtım etkinlikleri ile ilin farklı toplumsal kesimlerinde verimlilik bilincinin gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak ve böylelikle oluşturulan yaygın ve etkili bir verimlilik hareketi ülkemizin verimlilik artışına dayalı büyüme potansiyelinin gelişmesine katkı sağlamak. ”

Temel Özellikleri

Bu proje yaklaşımının temel özelliklerinde projenin ilk uygulamasından günümüze kadar önemli bir değişiklik olmamakla birlikte, proje faaliyet adımlarının tasarımı, planlanması, uygulamaların yürütülmesi, proje sonuçlarının duyurulması ve izleme çalışmaları bakımından önemli değişiklikler olmuş ve gelişmeler sağlanmıştır. Projenin ilden ile uygulanma süreçlerinde de ilin ihtiyaç ve taleplerine bağlı olarak proje kapsamında verilen hizmet türlerinin ağırlığında ilden ile farklılıklar olmuştur. Örneğin bir ildeki uygulama sadece eğitim ile tanıtım ve halkla ilişkiler faaliyetlerinden oluşurken, diğer bir ildeki çalışma bunların yanı sıra araştırma ve danışmanlık çalışmalarını da içerebilmektedir.

İllerdeki proje uygulamalarının bireysel özelliklerinden bağımsız olarak, proje yaklaşımının temel özellikleri aşağıda özetlenmiştir :

-Projelerin uygulanacağı illerin belirlenmesi, illerden gelen talepler de dikkate alınarak MPM tarafından yapılır.

-Projenin sahibi ve yürütücüsü MPM’dir. İlde projenin başlangıcında MPM, ilin Valiliği ve Ticaret ve Sanayi Odası arasında İşbirliği Protokolü imzalanır. Bu protokolde proje taraflarının teknik mali ve idari sorumlulukları belirtilir.

-Proje uygulamasının yapılacağı illerin sayısı MPM’nin yıllık iş programlarında yeralan diğer projeleri de dikkate alınarak belirlenir.

-İller bazında projelerin planlanması sürecinde etkili kurumsal işbirliklerinin kurulması ve geliştirilmesi esastır. Bunun için illerde başta Valilik ve ilin Ticaret ve / veya Sanayi Odası / Odaları işbirliği yapılacak temel organizasyonlardır.

-Projenin ildeki uygulama sürecinin her aşamasında tanıtım ve halkla ilişkilere azami özen gösterilir. Bunun için yerel ve ulusal düzeydeki yazılı ve görsel basın yayın kuruluşları ile sürekli ilişki halinde bulunulur.

-Her bir proje uygulamasında; araştırma-inceleme, danışmanlık, verimlilik ölçme – izleme, eğitim ile tanıtım ve halkla ilişkiler çalışmalarından oluşan hizmet paketleri yeralır. Bu hizmet paketlerinin içeriği, kapsamı, hedef kitlesi ve yürütülüş biçimi proje partnerlerinin katkı, talep ve önerileri dikkate alınarak MPM tarafından bir ön araştırma ile belirlenir.

-Bu yaklaşım çerçevesinde uygulanan projeler MPM’nin gelir getirici hizmetleri arasında yer almaz.

-İllerde proje kapsamında danışmanlık ve eğitim hizmetleri verilen kuruluşlardan ve kişilerden ücret talep edilmez.

-Projenin maliyetini en aza indirmek ve bir kamu kuruluşu olarak MPM’nin bazı harcama kısıtlarının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için projenin yerel partnerlerinin (Ticaret ve Sanayi Odası, Valilik) parasal fonlarından ve konaklama imkânlarından yararlanılır. Proje uygulamasının yapılacağı illerin belirlenmesinde bu tür olanaklardan yararlanma imkânlarının yeterli düzeyde bulunduğu illere öncelik verilir.

-İllerde projelerin süresi hazırlık ve planlama çalışmaları hariç 1 – 8 ay arasında değişebilir. Bu sürenin uzunluğunda projede yer alan hizmet paketlerinin sayı ve kapsamı belirleyici olur.

-Proje kapsamında danışmanlık hizmeti verilecek kamu ve özel sektör kuruluşlarının ilde bulunan diğer kuruluşlara örnek olabilmeleri gerekir. Bunun için danışmanlık hizmeti verilecek kuruluşlar belirli kriterler uyan ve aynı zamanda gönüllü olanlar arasından seçilir.

-Her bir proje için MPM’de matris proje organizasyonu oluşturulur. MPM Genel Sekreteri Projelerin yöneticisi olup, gene her proje için bir Proje Koordinatörü MPM genel Sekreteri tarafından atanır.

-İllerde projelerin tüm aşamalarında MPM ile İlin Ticaret ve Sanayi Odası arasında eşkoordinasyon sağlanır.

-Proje kapsamında yer alan hizmet paketlerinin tamamlanmasının ardından ilde geniş katılımlı bir toplantı düzenlenir. Bu toplantıda proje sonuçları ve yapılan çalışmalar kamuoyu ile paylaşılır. Proje sonuçları yerel ve ulusal basın – yayın kuruluşları aracılığı ile kamuoyuna duyurulur.

-Proje sonuç değerlendirme toplantılarının ardından hazırlanan Proje Kitabı ilde ve ülke genelinde ilgili kişi ve kuruluşlara dağıtılır.

-Planlanan proje faaliyetlerinin tamamlanarak sonuç değerlendirme toplantısının yapılması projenin bitişi olarak nitelendirilmez. MPM bu proje ile ilde geliştirmiş olduğu ilişkileri sürdürür ve bunun için gerekli önlemleri alır.

-Her bir projenin sonuç değerlendirme toplantısından yaklaşık altı ay sonra, MPM organize edeceği proje izleme çalışması ile projenin ilde yarattığı etkiyi ve hizmet alanların tepkilerini değerlendirir. Her bir projenin izleme çalışmasının sonuçları bir başka projenin planlanması ve yürütülmesi aşamasında dikkate alınır.

Uygulandığı İller

Bu yaklaşım çerçevesinde geliştirilen “ İllerde Verimliliği Artırma Projesi ”nin ilk uygulaması için seçilen iller, o yıllarda basında “ Anadolu Kaplanları ” olarak isimlendirilen ve bulundukları bölgelerde özellikle tekstil, hazır giyim ve tarıma dayalı sanayiler başta olmak üzere başarılı özel sektör girişimlerinin yoğunlaştığı Gaziantep ve Denizli illeri olmuştur.  Birbirlerine uzak iki ayrı bölgede ardı ardına uygulanan bu projelerin başarılı sonuçları, izleyen yıllarda ülkenin farklı bölgelerinde bulunan illerden de MPM’ye benzer proje uygulamaları için taleplerin gelmesine neden olmuştur. Başlangıç yıllarında yılda sadece 1 -2 ilde uygulanan bu projeler, 2004 yılından itibaren, yılda ortalama 6 ili kapsayacak şekilde uygulanmaya başlamıştır.

İller düzeyinde verimliliği artırma projeleri yukarıda tanımlanan amaca yönelik olarak içerik ve uygulama biçimi itibarıyla VAP, VEP ve GVP olarak isimlendirilen üç farklı biçimde uygulanmıştır:

a.Verimliği Artırma Projesi (VAP) : Araştırma, danışmanlık, eğitim, tanıtım ve halkla ilişkiler çalışmalarının tümünün yer aldığı proje.

b.Verimlilik Eğitim Projesi (VEP) : Sadece eğitim çalışmalarının yer aldığı proje.

c.Geleceğimiz Verimliliktir Projesi (GVP) : Mevcut ekonomik, sosyal yapı ve özelliklerinin dikkate alınarak ilin ekonomik potansiyelinin incelenmesi, MPM’nin ve faaliyetlerinin tanıtımı ile verimlilik bilincini yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi amacıyla düzenlenen çeşitli etkinliklerin yer aldığı proje.

www.mpm.org.tr / Kasım 2009

-.-

ENERJİ VERİMLİLİĞİNDE KAMUNUN ALACAĞI TEDBİRLER …

2.2. Elektrik Enerjisi Kapsamındaki Uygulamalar

a)Aydınlatmada; tuvalet, banyo ve benzeri kısa süreli kullanılan ve / veya çok sık açılıp kapanan yerler veya zorunlu haller dışında mevcut akkor flamanlı lambalar yerine floresan lambalar kullanılır. Floresan lambalarda B1 sınıfı manyetik balast veya enerji verimlilik indeks etiketine (EEI) sahip elektronik balast kullanılır.

b)Kısa süreli kullanılan bölümlerin aydınlatılmasında, hareket, ısı veya ışığa duyarlı (mevcudiyet sensörü) kontrol sistemleri kullanılır.

c)Aydınlatmada daha iyi verim alınması için lambaların önündeki ışık geçirgenliğini önemli ölçüde engelleyen armatürler yerine, yüksek yansıtıcılı armatürler kullanılır.

d)İç aydınlatmada birden fazla armatür bulunan bina bölümlerinde, her bir armatür veya pencere önü gibi doğal ışıktan daha fazla yararlanan bölümler için uygun şekilde gruplandırma yapılarak ayrı ayrı elle kontrol veya otomatik gün ışığı kontrol sistemi kullanılır.

e)Kültür ve tabiat varlıkları binaları hariç, resmi bayram günleri dışında dekoratif amaçlı dış aydınlatma yapılmaz.

f)Bilgisayar, yazıcı, fotokopi ve benzeri elektrik enerjisi kullanan ekipmanların alımında, ” Energy Star ” işareti olması ve / veya ilgili mevzuat ile belirlenen asgari verimlilik kriterlerini sağlama şartı aranır. Bu cihazlar kullanılmadığı zamanlarda kapalı tutulur.

g)Yeni yapılacak  olan veya yenilenen asansör sistemlerinde, verimi en az %85 olan elektrik motorları ve / veya değişken hız sürücüleri kullanılır.

3.AÇIK ALAN AYDINLATMALARI İLE İLGİLİ UYGULAMALAR

Açık alan aydınlatmaları ile ilgili yeni uygulama / alımlarda aşağıdaki tedbirlere uyulur. Bu tedbirler elektrik enerjisi dağıtım şirketleri tarafından denetlenir.

a)Yol aydınlatmalarında, Ek-1’de verilen kriterlere uyulur. Ancak, tablolarda verilen limitler çevreden kaynaklanan aydınlatmaların etkisi nedeniyle aşılabilir.

b)Yol aydınlatmalarında;

1)Şehir içi yol, cadde, sokak ve meydan aydınlatmalarının tamamında şeffaf cam tüplü yüksek basınçlı sodyum buharlı lambalar kullanılır.

c)Park ve bahçe aydınlatmaları saat 24.00den sonra %50 azaltılır.

d)Reklam ve seyir amaçlı aydınlatmalarda tüp floresan lambalar kullanılır.

e)Armatürler, sadece aydınlatılması istenen alanı aydınlatacak şekilde ve dış ortam koşullarına uygun tiplerden seçilir …

-.-

Daha düşük sarfiyat ile daha fazla ışık için LED

Ekonomik / tasarruflu aydınlatmada günümüz teknolojisi …

LED (“Light Emitting Diode”, Işık Yayan Diyot), yarı – iletken, diyot temelli, ışık yayan bir elektronik devre elemanıdır. 1920lerde Rusyada icat edildi ve 1962 yılında Amerikada pratik olarak uygulanabilen elektronik bir bileşen haline getirildi. Oleg Vladimirovich Losev adlı bir radyo teknisyeni radyo alıcılarında kullanılan diyotlardan akım geçtiğini fark etti ve 1927 yılında bir Rus gazetesinde LED hakkında buluşlarını yayınladı. Başlangıçta yalnızca zayıf kuvvetli kırmızı ışık verebiliyorlardı ama çağdaş ledler Görünür ışık, Morötesi, Kızılötesi gibi çeşitli dalga boylarında, yüksek parlaklıkta ışık verebiliyor. Düşük enerji tüketimi, uzun ömrü, sağlamlığı, küçük boyutu ve hızlı açılıp kapanabilmesi gibi geleneksel ışık kaynaklarına göre bir dizi avantajı vardır. Ancak, nispeten pahalıdır. LED, çeşitli alanlarda uygulanabilmektedir.

Özellikleri

Ledler yarı iletken malzemelerdir; Ana maddeleri silikondur; Üzerinden akım geçtiğinde foton açığa çıkararak ışık verirler; Farklı açılarda ışık verecek şekilde üretilmektedirler; Ledlerin gerilim – akım grafikleri üsteldir; Uygun çalışma noktasındayken ledin üzerindeki küçük bir gerilim değişimi büyük bir akım değişimine neden olur; Yüksek akım nedeniyle bozulmaması için ledlere seri bir akım sınırlama direnci bağlanır; Böylece hassas olmayan gerilim aralıklarında ledin bozulması engellenir; Ledler tıpkı bir Zener diyot gibi üzerinde sabit bir gerilim düşürür.

Ayrıca

Kırmızı LED yaklaşık 1,8 Volt – 15 mA

Sarı LED yaklaşık 2 Volt – 15 mA

Yeşil LED yaklaşık 2,2 Volt – 15 mA

Mavi ve Beyaz LED yaklaşık 3.6 Volt – 20 mA de çalışır.

Trafik ışığı gibi düşünülürse bu değerler akılda daha rahat kalabilir.

Ledler seri ve / veya paralel bağlanabilirler. Seri bağlantıda istenilen miktarda led seri bağlandıktan sonra 1 tane akım sınırlama direnci eklenir. Paralel bağlantıda sadece ledler değil, led ve direnç düzenekleri birbirine paralel bağlanmalıdır.

Kullanım alanları

Son yıllarda ledlerde mavi ışığın kullanılabilmesi ile RGB (Kırmızı Yeşil Mavi) aydınlatma mümkün olmuş ve birçok sektörde uygulama alanı bulmuştur. Ledlerin enerji sarfiyatlarındaki düşüklüğünün başlıca nedenlerinden biri omik bir yük olması ve ısı kayıplarının az olması gösterilebilir. Ayrıca ömürleri oldukça uzun olan bu diyotlar diğer ampuller gibi flaman taşımadıklarından dolayı hemen her koşulda sorunsuz kullanılabilirler. Bugün ulaşılan aydınlatma değerleriyle henüz genel aydınlatma için maliyetleri çok yüksek olmasına rağmen sinyalizasyon ve dekoratif aydınlatma unsuru olarak (Obje görselleri, Wallwash, köprü aydınlatması vb.) ilgi görmektedir. Ayrıca kızılötesi (infrared) ledler uzaktan kumandaların televizyonla iletişimini sağlar. Boğaziçi Köprüsünde 2008 yılında yapılan ışıklandırmada da LED teknolojisi kullanılmıştır. LEDler üzerlerine, yaydıkları ışığın frekansı ile aynı veya daha yüksek bir frekansta ışık düşürüldüğünde fotodiyot özelliği gösterirler. Bu özelliklerinden yararlanılarak elektronik cihazlarda tuş olarak da kullanılmaktadırlar.

tr.wikipedia.org/wiki 7 Kasım 2009

-.-

LED Aydınlatmanın avantajları

- Enerji tasarrufu sağlar (1/8).

- Kablolama maliyeti çok düşüktür.

- Uzun ömürlüdür (50.000 Saat).

- Bakım gerektirmez.

- Bakım ve işletme maliyetinden tasarruf sağlar.

- Çevre dostudur.

- Düşük ısı ve ışık kirliliğine sahiptir.

- Fiziksel darbe ve şoka dayanıklıdır.

- Yüksek parlaklık ve kontrasa sahiptirler.

- Elektromagnetik interference ve parazit (HUM) oluşturmazlar.

- Civa, kurşun vb. ağır metal oluşturmazlar.

- Plug-N-Play (Tak Çalıştır) özelliğine sahiptirler.

- Güneş enerjisi ile besleme imkanı daha kolay ve ekonomiktir.

- 16 milyon renk (3 ana rengi mix ederek).

- Çok zengin animasyonlara imkan verir.

- Çok düşük enerji tüketimi (konvensiyonel kaynakların yaklaşık %10’u)

- Islak / kuru, harici / dış ve dahili / iç ortamlarda çalışabilir.

- Sabit, taşınabilir, mobil vb. uygulamalara müsaittir.

- Düşük çalışma voltajı sayesinde elektriksel şok 7 çarpılma tehlikesi bulunmaz.

- Sağlığa aykırı kimyasal içermez.

- Yüksek mekaniksel dayanım, hafif yapı.

- Çok düşük ısı kaybı (yüksek verim).

LED nasıl çalışır ?

LED’lerin basit ve dayanıklı bir yapısı vardır. LED’ler elektrik devrelerine kolaylıkla takılan küçük mikroçipledir. Normal akkorlarda olduğu gibi yanan bir ampul teli yoktur ve bu nedenle de çok az ısı üretirler. Elektronların yarı iletken bir materyalde hareketi ile aydınlatma sağlarlar.

LED lambanın ana parçaları

- Yansıtıcı bir çanağa monte edilen LED çip

- Katot (-) ve Anot (+) kutup

- Anodu katoda bağlayan bir tel

- Diyotu koruyan ve ışık demetini belirleyen bir epoksi mercek

Led Floresan

Okullar, Ofisler, İş Merkezleri, Hastaneler, Fabrikalar, Gıda Üreticileri, Depolar, Antrepolar, Kamu Daireleri, Bankalar, Ortak yaşam alanları, Belediyeler vb. dahili / iç mekanlar …

Led Lamba

Okullar, Ofisler, İşyeri ve Bürolar, İş Merkezleri, Mağazalar, Halı ve Mobilya Mağazaları, Showroom vb. mekanlar …

Halojen Muadili Led Lamba

Alışveriş Merkezleri, Show Roomlar, Oto Galerileri, Pastaneler, Fuar Alanları, Mobilya Mağazaları, Kuyumcular, Bankalar, Vitrinler vb. mekanlar …

Atölye Tipi Yüksek Güçlü Led

Depolar, Antrepolar, Fabrikalar, Spor Salonları, Havaalanları, Otobüs Terminalleri, Yüzme Havuzları, Halı sahalar, Hastaneler, Tren ve Otobüs garları, Benzin istasyonları, Yüksek Tavanlı mekanlar vb. için …

Led Sokak Lambası

Tüm Sokak, Cadde, Yol, Çevre, Kamu Alanları, Fabrika vb. Tesislerin Çevre ve Güvenlik Aydınlatmaları …

Güneş Enerjili Led Sokak Lambası

Tüm Sokak, Cadde, Yol, Çevre, Kamu Alanları, Fabrika ve Tesislerin Çevre ve Güvenilk Aydınlatmaları ile elektrik olmayan, elektriksiz yerler, elektrikten uzak alanlar için ideal çözüm …

Güneş enerjili aydınlatma

Genel olarak; güneş enerjili aydınlatma sistemleri,  güneş panellerinin en yaygın şekilde uygulandığı alanlardan biridir. Kullanılan elektriğin %20’si aydınlatma için harcanmaktadır ve aydınlatmanın toplam elektrik tüketimi içindeki oranı da her yıl artmaktadır. Güneş enerjili  aydınlatmalarının dünya üzerinde onbinlerce örneği bulunmakta ve her geçen gün yaygınlaşmaktadır.

Gündüz güneş enerjisi ile şarj olan aküler, gece otomatik olarak, bu sistemde kullanılan özel tip ampulleri çalıştırarak aydınlatma sağlamaktadırlar. Bu basit ama etkili sistemler enerjinin olduğu yerlerde kazı ve kablo hattı gerekmediği için tercih edilmekte, enerjinin olmadığı yerde ise en acil ve kesin çözüm olması nedeniyle uygulamada avantaj sağlamaktadır.

About The Author

Makine Mühendisi

Enerji Yöneticisi - Makine Mühendisi

Number of Entries : 57

Leave a Comment

istanbul

© 2013 Powered By Energy

Scroll to top
.